Herkes kendi zamanını yaşar

Herkesin bir geçmişi , herkesin bir yaşamış olduğu çocukluğu vardır kuşkusuz. Tabi ben 90’lı yıllarda yaşamış olduğum için mi yoksa bu gün yeni nesilin yaşamış olduğu gençliği gördüğüm için midir bilmiyorum çok şanslı olduğumu düşünüyorum yaşadığımız yıllardan yana .  Şu da bir gerçek aynı düşünceyi bizden önceki nesil de bizim için düşünüyordur.

Peki neden bizler böyle düşünürüz ? 

Cevabı basit, herkes kendi zamanını yaşar.  Kendi zamanınızda yaşadığınızı anlamanın en iyi yolu, kendiniz ile barışık olmanızdır . Kendimizi ne kadar iyi anlıyoruz ? Bu grip olacağınızı iki gün önceden anlamak gibi aslında. Kendimizi tanır ve anlarsak zamanımızı da ona göre şekillendirebiliriz. Unutmayın , çevrenizde sizden önde olan insanlar vardır ve olacak bu sizi kızdırmamalı . Örneğin aynı okuldan mezun olduğunuz bir arkadaşınız, aynı meslek içerisinde farklı şirketlerde çalışıyorsunuz . Arkadaşınız terfi alabilir, sizde tebrik edebilirsiniz . Onun aldığı terfiyi belki siz 20 yıl sonra alacaksınız ve siz terfi aldığınızda arkadaşınız emekli olacak .  Yine örnek vermek gerekirse bir çocuk 1 yaşında yürür, diğer çocuk 5 yaşında . Size göre belki birisi vaktinde diğeri ise geç yürüdü ? Ama öyle değil ikisi de tam vaktinde yürüdü.

Farklı ve son bir örnek ile toparlayalım. Bir elma ağacı düşünün ve siz Temmuz ayında elmasını koparın tadın, daha sonra aynı elmadan 1-2 ay sonra tekrar alın ve tadın arada ki lezzet farkını, olgunlaşmayı o vakit göreceksiniz.

Zaman, zaman en önemli şeydir kuşkusuz ama vakti geldiğinde .

Sevgi ve huzur ile , sağlıcakla.